Rıfat Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rıfat Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2011 Perşembe

Yaşar Kemal, Rıfat Ilgaz için ne demişti?

Yaşar Kemal haklı çıktı...

Yaşar Kemal, Rıfat Ilgaz için, 'Böylesine büyük ustalarımızın kadrini ancak seng-i musallada biliriz' diye yazmıştı. Babam hep bir bahardan söz ederdi, yemyeşil bir bahardan. Yaşamının son çeyreğinde sözünü ettiği o baharı göremedi.
.12 Eylül sonrası Rıfat Ilgaz tutuklu kaldığı Kastamonu’dan İstanbul’a döndüğünde Şan Tiyatrosu’nda “Rıfat Ilgaz 70 Yaşında” adlı bir kutlama töreni yapıldı. Kalabalık bir dost topluluğu vardı. Sanki 12 Eylül’e karşı bir başkaldırıydı.

Törene katılamayan Yaşar Kemal bir mektup göndermişti:

“Ilgaz Usta, inanılmaz çilelerin, yiğitliklerin adamıdır. O, çağımıza onur veren namuslu kişiliklerden birisidir. Hiçbir çile, hiçbir acı, hiçbir engel, hiçbir bela onu insanlık yolundan döndürememiştir. Onun elinin değdiği her şey altın olmuştur. Mizah yazmıştır, en güzelini.

Şiir yazmıştır, ülkemiz şiirinin en güzel örneklerinden. Romanı, hikâyesi de öyle. O, bizim edebiyatımızın doruklarından biridir. Ama ne yazık ki, biz böylesine özverili, böylesine halkımıza timsal olmuş, böylesine büyük ustalarımızın kadrini ancak seng-i musallada biliriz.”

Babam 1940’lı yıllarda yazdığı bir şiirinde, “Kapandı yüzümüze dergi kapakları, / Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda. / Şiir... O yosmanın boyuna. / Gazete... Gelene gidene başyazı. / Ara ki bulasın sayfalarda / Şair Rıfat Ilgaz’ı” diyordu...

“Yazılarımın, şiirlerimin altını kırmızı kalemle çizip, suç bulan yetkililere bir bakıma saygı duyuyorum. Onlar yazılarımı, şiirlerimi dikkatle okuyorlar. Asıl, benim adımı karakalemle çizen, beni yok bilen edebiyat araştırmacılarına kızıyorum” derdi.

“Hababam Sınıfı” filmleri Rıfat Ilgaz ile özdeşleştirilir de TRT’de yayımlanmaz korkusuyla jenerikten adını bile çıkarmaktan çekinmediler...

Bir keresinde çok kızdığını hatırlıyorum. O yılların iki meşhur dergisiydi Kadınca ve Erkekçe... Dönemin ünlü eleştirmenlerinden biri Kadınca dergisinde “Karartma Geceleri” adlı romanına değinerek “Hapishane edebiyatı yapıyor” dediğinde yanıtını Gösteri dergisinde vermişti: “Bu yazdıklarını Kadınca dergisinde yazacağına, erkeksen Erkekçe dergisinde yaz.”

Yemyeşil bir bahar özlemi

Yazdığı yazılar ve şiirlere adını sakıncalı bulanlardan, hatta “Aman buralarda dolaşma!” diyen dostlarından söz ederken bile gülümserdi.

Hep bir bahardan söz ederdi. Yemyeşil bir bahardan: “YÜZYIL’ımı dörde böldüm... / Her bölümü bir mevsim, / Biri kaldı, üçü gitti... / YAZ’ı gitti, GÜZ’ü gitti, / Karlı, tipili KIŞ’ı gitti, / Yemyeşil bir bahar kaldı!”

Yaşamının son çeyreğinde sözünü ettiği o baharı göremedi. Özgür, aydınlık bir 21. yüzyılı göremedi.

Cide halkı Rıfat Ilgaz’ı bağrına bastı. Cideliler, özellikle de Cideli kadınlar onu yanıltmadı. Cide Loç Vadisi’ni HES’lere kaptırmamak için başkaldırdılar.

Cide’de bir çocuk parkı...

Cide’nin hemen girişinde çocukların oynadığı parkın kapısında Rıfat Ilgaz adı yazıyor.

“Önce yerel olacaksın, sonra evrenselleşeceksin” derdi.. Öyle de oldu. Yapıtları son yıllarda pek çok dile çevrildi.

“Hababam Sınıfı” filmleri, Uluslararası Film Seçkileri arasında komedi filmi dalında ilk üçe girdi. “Karartma Geceleri” romanından aynı adla Yusuf Kurçenli tarafından çekilen film ise yurtiçi ve yurtdışından 12 ödül aldı.
Devamını Oku