26 Mart 2012 Pazartesi

Ayakkabının Yapım Aşamaları - Ayakkabı Nasıl Yapılıyor ?

 Üretime karar verilen model için önce deri seçimi yapılıyor. Kullanılacak deri yüksek ışık altında itinayla inceleniyor. Gerçek deri olduğu için derinin birçok yerinde lekeler çıkabiliyor, derinin bazı noktalarında gözenekler genişlemiş olabiliyor. Bu lekeler işaretlenerek kullanılmaması gereken yerler çiziliyor. Ve bu işaretli noktalara göre ayakkabının kesimi yapılıyor. En mükemmel olan bölümler, ayakkabının üst bölümünde kullanılıyor. Sürek'ten öğreniyorum ki en değerli deri, hayvanın sırt bölümüymüş. Karın bölümü esnek olduğundan burası ayakkabının üst bölümünde pek kullanılmazmış.















İşte bir püf nokta daha, ayakkabının rahat olması için esneyen yöne doğru kesilirmiş kalıplar. Terse kesilirse esnemeyeceği için ayakkabıda istenen rahatlık sağlanamıyormuş.
Derideki kusurlar işaretlendikten sonra bu bölümler dışarıda kalacak şekilde kalıplar yerleştirilerek çizim yapılıyor. Bunun için İnci'de bilgisayarlı bir makine var; makine, işaretli yerleri görüp deriden en az fire verilecek şekilde çizim yapıp kesimi yapıyor. Kesimin yüzde 80'i bu makine sayesinde yapılırken bazı özel deriler elde ve preslenerek kesiliyor.


ÇİZME 50 PARÇA
Kesilen parça tek tek kontrol ediliyor. İlker Sürek bazen bir çizmenin 50 parçadan oluştuğunu söylüyor ki bir hata yapılmaması için her aşamada kontrolden geçirildiğini belirtiyor.
Geliyoruz dikime.. 'Ayakkabının en zor bölümü. Gerçekten büyük bir işçilik var' diyor. Kolay değil, 50 parça tek tek bir araya getiriliyor.







Kesilen deriler dikiş yerleri çekiçle dövülüyor, patlamasın diye altına bantlar atılıyor, takviyeler yapılıyor. Her parça tek tek çekiçle vur vura kıvrılıyor ve şekil veriliyor.






Derinin altına iki kat takviye, üstüne astar ondan sonra da kalıba giriyor ayakkabı. Kalıba giren ayakkabının şeklini alabilmesi için sıcak ve soğuk preslerden geçiyor ki ayakkabının burnunun şekli kolay bozulmasın.

ÖTEN ÇELİK ÇUBUKLAR
Ve sıra tabana geliyor ki orada da ayrı bir işçilik var. Burada en çok dikkatimi çeken, taban astarının içindeki ayakkabının sağlamlığını sağlayan çelik çubuk. Altındaki gizli tabanın içine bir çelik çubuk yerleştiriliyor ki ağırlığı o taşıyor, topuğun kırılmasını engelliyor.







Ve öğreniyorum ki havaalanında kapılardan geçerken sebepsiz yere ötmemize sebep olan buymuş.Taban, ayakkabının rengine göre boyanıyor ve daha üstüne pek çok katman geliyor.
Dikilen üst saya ve taban astarı birleştiriliyor ve sonra ayakkabıların diğer aksesuarları birleştirilmek üzere banda gönderiliyor.Burada numara numara diziliyor. Taban şekline göre kalıba çakılıyor. Makineyle ön tarafa kalıbın şekli aldırılıyor. Sonra saya, ustalar tarafından çekilerek zımbalanıyor, gerekli yerlere çivi çakılıyor.Taban astarı, yanlar, ön ve arka kapandıktan sonra kalıbın şeklini almaya başlıyor. Sırayı öyle bir makine alıyor ki bir taraftan yapıştırma işlemi yapılırken bir taraftan deri esnetiliyor, bir taraftan çiviler çıkıyor. Robot gibi bir makine bu.



Şekli yavaş yavaş beliren ayakkabı buharla ütüleniyor. Zımpara yapılıyor, hem tabana hem kalıba yapıştırıcı sürülüyor ve fırına veriliyor.10 dakika sonra sıcak sıcak preslenerek taban yapıştırılıyor

SON DURAK BUZDOLABI
Preslendikten sonra buzdolabına giriyor. Yapıştırıcının donması sağlanıyor. Yapıştırıcının taşan kısımları tek tek temizleniyor ve 5. saatin sonunda ayakkabı kalıptan ayrılıyor.Sıra topuğun vida ve çivilerle sabitlenmesine geliyor. Kadınların yolda kalmaması için şart bu[. Son aşamada yeniden ütülenen, varsa bağcıkları takılan ve kremleri sürülen ayakkabılar, son kontrolleri yapıldıktan sonra nihayet kadınlarla buluşmak üzere kutulara konuyor.



Bu arada tam yüzlerce aşamadan geçmiş ve 700 el dokunmuş oluyor
Nedir, Neden, Nasıl, Nerede, Ne zaman, Hangi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder